İSTANBUL – Diz, omuz ve spor yaralanmaları, günümüzde ortopedi polikliniklerine en sık başvuru nedenleri arasında yer alıyor. Özellikle masa başı çalışma düzeni, hareketsiz yaşam ve spor aktivitelerinin artmasıyla birlikte her yaş grubunda eklem sorunları daha sık görülmeye başladı. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Ahmet Danacı, ortopedik hastalıklarda erken tanının önemini, cerrahi kararının hangi durumlarda verildiğini ve hastaların en sık merak ettiği konuları değerlendirdi.
Son yıllarda hastalar size en çok hangi şikâyetlerle başvuruyor?
Op. Dr. Ahmet Danacı: Son yıllarda belirgin bir değişim gözlemliyoruz. Eskiden ileri yaş grubunda gördüğümüz birçok eklem problemi artık daha genç yaşlarda da karşımıza çıkabiliyor. Bunun en önemli nedenleri arasında hareketsiz yaşam tarzı, uzun saatler bilgisayar başında çalışmak, fazla kilo ve bilinçsiz spor alışkanlıkları bulunuyor.
Polikliniğimize başvuran hastaların büyük bölümünü diz, omuz ve kalça ağrısı yaşayan kişiler oluşturuyor. Bunun yanında spor yaralanmaları nedeniyle başvuran genç hastaların sayısı da her geçen yıl artıyor. Hastaların önemli bir kısmı ağrılarının geçmesini bekleyerek aylarca hatta bazen yıllarca doktora başvurmuyor. Oysa erken dönemde tanı konulan birçok ortopedik hastalık, daha basit yöntemlerle başarılı şekilde tedavi edilebiliyor.
Bizim yaklaşımımız yalnızca MR veya röntgen görüntüsüne göre karar vermek değildir. Hastanın yaşı, günlük yaşamı, yaptığı iş, spor düzeyi, beklentileri ve fizik muayene bulguları birlikte değerlendirilir. Aynı görüntüleme sonucuna sahip iki hastada bile tamamen farklı tedavi planları uygulanabilir. Bu nedenle kişiye özel değerlendirme ortopedik tedavinin en önemli basamaklarından biridir.
Diz ağrısı yaşayan birçok kişi protez ameliyatından korkuyor. Gerçekten her diz ağrısı protez anlamına mı geliyor?
Op. Dr. Ahmet Danacı: Hayır, kesinlikle böyle bir durum söz konusu değil. Toplumda en sık karşılaştığımız yanlış inanışlardan biri, diz ağrısı başladığında tek çözümün protez ameliyatı olduğu düşüncesidir. Oysa diz ağrısına neden olabilecek onlarca farklı hastalık vardır. Menisküs yırtıkları, bağ yaralanmaları, kıkırdak hasarları, romatizmal hastalıklar, diz kapağı problemleri veya erken dönem kireçlenme tamamen farklı tedavi yaklaşımları gerektirir.
Öncelikle ağrının nedeni doğru şekilde belirlenmelidir. Erken evrede birçok hastada ilaç tedavisi, fizik tedavi, egzersiz programları, kilo kontrolü ve eklem koruyucu uygulamalarla başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir.
İleri evre kıkırdak kaybı bulunan, günlük yaşam aktivitelerini yerine getiremeyen ve yaşam kalitesi belirgin şekilde bozulan hastalarda ise diz protezi cerrahisi oldukça başarılı sonuçlar vermektedir. Günümüzde kullanılan modern implantlar ve gelişmiş cerrahi teknikler sayesinde hastalar ameliyat sonrasında kısa sürede ayağa kalkabilmekte ve günlük yaşamlarına dönebilmektedir.
Burada önemli olan nokta, ameliyatın doğru zamanda yapılmasıdır. Gereğinden erken yapılan bir protez ameliyatı da, uzun süre geciktirilen bir ameliyat da istenmeyen sonuçlara neden olabilir. Bu nedenle karar mutlaka ayrıntılı değerlendirme sonrasında verilmelidir.
Omuz ağrıları ve spor yaralanmaları özellikle gençlerde arttı. Sizce bunun en önemli nedeni nedir?
Op. Dr. Ahmet Danacı: Son yıllarda insanların daha aktif bir yaşam sürmeye başlaması sevindirici bir gelişme. Ancak bilinçsiz yapılan sporlar, yetersiz ısınma ve yanlış egzersiz teknikleri yaralanma riskini de artırıyor.
Omuz eklemi insan vücudunun en hareketli eklemlerinden biridir. Bu nedenle özellikle tekrarlayan hareketlerin yapıldığı mesleklerde ve spor dallarında tendon yaralanmaları sık görülmektedir. En sık karşılaştığımız problemlerden biri omuz kas yırtığı olarak bilinen rotator manşet tendon yaralanmalarıdır. Hastalar çoğunlukla omuzlarını yukarı kaldırırken zorlandıklarını, gece ağrıları nedeniyle uyuyamadıklarını veya güç kaybı yaşadıklarını ifade ediyor.
Aynı şekilde diz yaralanmaları da sporcularda oldukça yaygındır. Futbol, basketbol, voleybol ve kayak gibi sporlarda ani yön değiştirme hareketleri sırasında ön çapraz bağ yaralanmaları meydana gelebilmektedir. Hastalar genellikle dizden kopma sesi duyduklarını, kısa sürede şişlik oluştuğunu ve dizlerine güvenemediklerini anlatırlar.
Ancak burada altını çizmek istediğim önemli bir konu var. Her tendon yırtığı veya her bağ yaralanması ameliyat gerektirmez. Günümüzde tedavi planı; hastanın yaşı, aktivite seviyesi, mesleği, beklentileri ve yaralanmanın derecesine göre belirlenmektedir. Doğru hastada cerrahi tedavi çok başarılı sonuçlar verirken, uygun hastalarda ameliyatsız tedavi yöntemleriyle de oldukça başarılı sonuçlar elde etmek mümkündür.
Ortopedik hastalıklardan korunmak ve sağlıklı eklemlere sahip olmak için neler önerirsiniz?
Op. Dr. Ahmet Danacı: Aslında birçok ortopedik hastalık tamamen önlenemese de risk önemli ölçüde azaltılabilir. Düzenli egzersiz yapmak, ideal vücut ağırlığını korumak, kasları güçlendirmek ve spor öncesinde doğru şekilde ısınmak eklem sağlığı açısından oldukça önemlidir.
Bunun yanında uzun süre devam eden ağrıların normal kabul edilmemesi gerekir. Özellikle birkaç haftayı geçen diz, omuz veya kalça ağrılarında mutlaka uzman değerlendirmesi yapılmalıdır. Erken dönemde konulan tanı hem tedavi seçeneklerini artırır hem de daha büyük cerrahi girişimlerin önüne geçebilir.
Hastaların internet ortamında okudukları bilgiler nedeniyle zaman zaman gereksiz endişe yaşadıklarını görüyoruz. Oysa her hastanın klinik durumu birbirinden farklıdır. Bu nedenle tedavi planı kişiye özel hazırlanmalıdır. Doğru tanı, doğru zamanlama ve hastaya uygun tedavi yaklaşımı ortopedide başarılı sonuçların temelini oluşturur. Bizim hedefimiz yalnızca ağrıyı gidermek değil, hastalarımızın güvenle hareket edebildiği, aktif ve kaliteli bir yaşama yeniden kavuşmasını sağlamaktır.
- Rüyada altın görmek ne anlama gelir?
- Gül sayılarının anlamı ne? Kaç gül hangi anlama gelir?
- Üzerine kuş pislemesi şans getirir mi?
- Telefon interneti bilgisayara bağlanır mı?
- WhatsApp kendine mesaj atma nasıl yapılır?
- YouTube videoları nasıl reklamsız izlenir?
- Hangi sosyal medya platformunu kullanmalıyım?
- Günde en fazla kaç bardak kahve içilmeli?

